ümmetin yitik çocuklarına
3/7/2009
ümmetin kayıp çocuklarına burdan 85. yi dinleyiniz
Sözüm bomba gibi düşsün anlayanlara
Suskunluğum söylecek söz bulamadığımdan değildir
''Söyleyecek sözü olanın sükutu intihardır.''
Bilirim...
Şimdi dinlemeyi paylaşıyorum.
Sözde buluşmak üzere.
....
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ümmetin yitik çocuklarına
3/7/2009
ümmetin kayıp çocuklarına burdan 85. yi dinleyiniz
Sözüm bomba gibi düşsün anlayanlara
Suskunluğum söylecek söz bulamadığımdan değildir
''Söyleyecek sözü olanın sükutu intihardır.''
...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Yeniden dediysem...
30/5/2009
Gözlerimde harelenir gece, dibi okyanus dibi orman kuytusu dibi ürperiş gibi... Gözlerimde yansır bir prizmanın renkleri. Allı turnanın kanını, beyaz gülün buğusunu düşünmek yüreğime ve gözlerime hareler bırakandır.
Günbatımına rast gelen düşlerimi günbatımı kırdığım bir aynadan izliyorum şimdi. Asi nehir yataklarına sırdaş yüreğim suspus bekleyen gece nöbetlerinde bu kırık aynanın üzerinde yürüyor. Bunları bilinç adına yaptığımı söylemeyeceğim.
Sınırların kenarlarında dolaşırken mayın kokusuna tanıdık bir gülümseme bırakıp yürüyüşüm ilk değil. Düşlerimin sonsuzundan gerçeğin dört adımlık zindanına uyanışım beni ölümcül bir bekleyiş kadar yoruyor. Yıllarca biriktirilmeye uğraşılsa da sözler, kalemi kırıksa şairin nafile yitip gidecek.
Dimağımı bahara sunmalıyım o zaman. Lakin... Yeniden dedimse eğer sonbahar yapraklarını çizmeyin tuvalime!!! Yeniden diyorsam bu kırık aynayı asmayın duvarıma.
Gözümün yaşını sunduğum O'dur. Gözyaşında ayrışır renkler. Ebem kuşağı olur yağmurdan sonra. Seviniverir içimde bir umut gizli gizli gülümser şaşarım.
Tamam çok söyledim susuyorum. Tahayyulum, imgelerim susup gidiyoruz. Son söze, son mısraya, son kırılmış kaleme yemin edilir mi? Hayır... Her son bir başlangıçtır aslında.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Sinmiş kokular gibi cümleler...
30/5/2009
- Susmak olmaz ayışığı gölgesinde, gün ağarırken de olsa bulursun sesini anlamını ve gecedeki karartılar saklanır bir yıldız gediğine... Yüreğimi yıkarım sonra ayışığı çeşmesinde...
- Yüreğimin bir yanını göğe savurup en bilinmedik dağlara, kuyulara, ırmaklara vurur gibi gece... Yağmur başımda... Zemheride kalmış parmak uçlarım. Rüzgara çarpıyor kanatlarım...
- Ruhumun sızısına değemiyor ne yağmurlar ne kelimeler... Ben bende tutukluyum, bende sır-bende bana sır-, bozulmaz sihir, çözülmez düğüm, tozdan kanadım...
- Acılarımıza cep aynaları tutmadıkça, umutlarımıza boy aynasından bakamayız... Gayrı daha yukarı çıkma vakti. Bir de oradan bakma vakti hayata. Bir dalını kemiren kurta süzerek usaresini yeşermez hiçbir fidan...
- Günler gecenin rengine geceler günün güneşine dalıyor. Belli ki ne yıldızlar kalıyor, ne de güneş... Ellerimizden kayan günler beklentilerimize hasretler ekliyor. Öteli hasretlere tutunmayınca ayaklarımız kayıyor da o zaman bir dua hatırlıyoruz: Ey kalbleri çeviren; kalbimizi dinin üzere sabit kıl... Yalvarıyoruz. Biliyoruz ki... Kalbler ancak Allah ı anmakla huzur bulur... Oturup ağlıyoruz huzursuzluklarımıza...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Ve akrep ve yelkovan ve sarkaç...
11/10/2008
Ve akrep ve yelkovan ve sarkaç... Ruhumuzda tortularını biriktirdiğimiz zaman... Başımızı çevirmeden dönüp bakabilince an. Kareleri ayıran, hayata hatıra tadı bırakan ‘o an’. Gömdüğümüz yerlerde şikayetsiz kanayan, dalıp dalıp gidişlerimize sinsice hoyratça kokusunu bırakan... İçimizin nehirlerine su olan akan. Zaman. Ellerimde ufalanan. Kalın ciltli kitaplarımızda yazan, gözlerimizden sızan ‘kan’. Defterler ve notalar dolusu sesi bizde yankılanan sonra susan... Biriktirdiğim uzak masalların dinlediğim yanık türkülerin ve içimden geçen tüm seslerin hikayesi; alaka olan, sancılanan, doğan, yetişen, olgunlaşan, kırılan, yıpranan, sönen, solan, can verirken yeniden aslına dönen; çabalayan, ter ve kan döken, tutunan bahara duran yeniden hu diyen ama dünyada duran... Hayatı hediye edilen. Ben... Her kırık çiçeğin dalında akan usareden hayatın yeniden boy vereceğine inanınca kırılmış tüm dallarımı sundum bahara. Kendimi toprağa eş koşarken ellerimi ve gözlerimi imtihandan teslim alınca... -Toprak dedim sen toprak ol toprakta kalan topraktan gelen özüne inen... Ufalanan her zerremi bıraktığım yerden baktım güne, güneşe. Su değdi çatlamış dudaklarıma, avuçlarıma. Bahara durmuş her zerremi aldım toprak olan her zerremi emdim... Döndüm başa geldim... Tutundum sabrın çınarına tutundum şimşek hızıyla akan ve yeniden göğe çıkan ışıklar saçan beni benden alan aşka ve sabra tutundum...
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı